Anayasa Mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anayasa Mahkemesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9.7.10

AYMDEN KISA KARAR

AYM 'kısa' kararını açıkladı

Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişiklik paketinin referanduma gitmesi ile ilgili 'kısa' kararını açıkladı. yayımlanması için de Resmi Gazete'ye gönderdi.
Anayasa Mahkemesi'nin internet sitesinde yayınlanan 'kısa' kararda şöyle denildi.

AÇIKLAMA

7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, 8., 14., 16., 19., 22., 25. ve 26. maddelerinin Anayasa'nın 4. maddesi kapsamında öngörülen teklif yasağı kapsamında incelenmesinin Anayasa Mahkemesi'nin yetkisinde olup olmadığı bir önsorun olarak görülmüş ve yapılan değerlendirmeler sonucunda, Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ, Engin YILDIRIM ile Nuri NECİPOĞLU'nun karşıoyları ve OYÇOKLUĞU ile bu konunun incelenmesinin Anayasa Mahkemesi'nin yetkisinde olduğuna karar verilmiştir.
Sıra No: 1

Esas Sayısı: 2010/49
Ankara Milletvekili Hakkı Suha OKAY, İzmir Milletvekili Kemal ANADOL ile birlikte 109 milletvekilinin (toplam TBMM üyesi 111 milletvekili)

Konusu:

7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un:

A) Kanun teklifinin getirilmesi, Anayasa Komisyonunda görüşülmesi, TBMM Genel Kurulunda görüşülüp oylanması, ivedilikle görüşülme yasağı ve yöneldiği amaç bakımından yukarıda açıklanan nedenlerle tüm maddelerinin;

B) Ayrıca yukarıda kendileriyle ilgili Anayasaya aykırılık gerekçelerinde ortaya konulan özel Anayasaya aykırılık nedenleriyle de;

1- 8. maddesiyle, 7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74. maddesine, üçüncü fıkrasını yürürlükten kaldırarak eklediğini ifade ettiği; madde başlığında yer alan "... ve kamu denetçisine başvurma ..." ibaresinin ve üçüncü fıkrada yer alan "... ve kamu denetçisine başvurma ..." ibaresi ile dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarının,

2- 14. maddesiyle değiştirilen, 2709 sayılı Yasa'nın 144. maddesinin,

3- 16. maddesiyle değiştirilen, 2709 sayılı Yasa'nın 146. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarının,

4- 19. maddesiyle değiştirilen, 2709 sayılı Yasa'nın 149. maddesinin;

a- Birinci fıkrasının "Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır." biçimindeki dördüncü tümcesinin,

b- Üçüncü fıkrasının,

5- 22. maddesiyle değiştirilen, 2709 sayılı Yasa'nın 159. maddesinin ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, onbirinci, onikinci ve onüçüncü fıkralarının,

6- 25. maddesiyle, 2709 sayılı Yasa'ya eklenen;

a- Geçici Madde 18'in birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarının,

b- Geçici Madde 19'un birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d), (e) bentlerinin, ikinci fıkrasının, üçüncü fıkrasının, dördüncü fıkrasının, altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) bentlerinin, yedinci ve sekizinci fıkralarının,

7- 26. maddesinde yer alan "... ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle ..." ibaresinin,

iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmesi istemi,

İnceleme Evresi: Esas

Verilen Kararın Sonucu:

7.5.2010 günlü, 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un;

A- Anayasa teklifi olarak veriliş biçimi ile Anayasa Komisyonu'ndaki görüşme şekline ilişkin iptal isteminin, Anayasa Mahkemesi'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

B- Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabulüne ilişkin oylamalarda gizliliğin ihlal edildiğine ilişkin iddialar yönünden, Anayasa'ya aykırılık bulunmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

C- İvedilikle görüşülmeme koşuluna uyulmadığı iddiası yönünden Anayasa'ya aykırılık bulunmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Mehmet ERTEN ile Şevket APALAK'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

D- Amacı bakımından Anayasa'ya aykırılık iddialarının incelenmesi isteminin Anayasa Mahkemesi'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

E- 8. maddesiyle, 7.11.1982 günlü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74. maddesinin; değiştirilen kenar başlığında ve eklenen üçüncü fıkrasındaki "... ve kamu denetçisine başvurma ..." ibareleri ile dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

F- 14. maddesiyle değiştirilen, Anayasa'nın 144. maddesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

G- 16. maddesiyle değiştirilen, Anayasa'nın 146. maddesinin;

1- Birinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- İkinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

3- Üçüncü fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

4- Dördüncü fıkrasının;

a- Birinci tümcesinde yer alan "... bir üye ancak bir aday için oy kullanabilir; ..." ibaresinin,

b- İkinci tümcesinde yer alan "... de her bir baro başkanı ancak bir aday için oy kullanabilir ve ..." ibaresinin,

Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

c- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

H- 19. maddesiyle değiştirilen, Anayasa'nın 149. maddesinin, birinci fıkrasının "Bölümler ve Genel Kurul, kararlarını salt çoğunlukla alır." biçimindeki dördüncü tümcesi ile üçüncü fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, OYBİRLİĞİYLE,

I- 22. maddesiyle değiştirilen, Anayasa'nın 159. maddesinin;

1- İkinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- Üçüncü fıkrasının;

a- Üçüncü tümcesinde yer alan "...iktisat ve siyasal bilimler ..." ve "... üst kademe yöneticileri ..." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b- Kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

3- Dördüncü fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

4- Beşinci fıkrasının;

a- Birinci tümcesinde yer alan " ... ancak bir aday için ..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

b- Birinci tümcesinin kalan bölümü ile ikinci tümcesinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

5- Altıncı fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

6- Yedinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

7- Sekizinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

8-Dokuzuncu fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

9- Onuncu fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

10- Onbirinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

11- Onikinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

12- Onüçüncü fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

İ- 25. maddesiyle Anayasa'ya eklenen Geçici Madde 18'in;

1- Birinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- İkinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

3- Üçüncü fıkrasının,

a- (a) ve (b) bentlerinin,

aa- Birinci, ikinci ve üçüncü tümcelerinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

bb-Son tümcelerinde bulunan "... ancak bir aday için..." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

cc- Son tümcelerinin kalan bölümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b- (c) bendinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

c- (ç) bendinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

4- Dördüncü fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

5- Beşinci fıkrasının, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

J- 25. maddesiyle Anayasa'ya eklenen Geçici Madde 19'un;

1- Birinci fıkrasının,

a- (a) bendinin,

aa- Birinci tümcesinde yer alan "... iktisat ve siyasal bilimler..." ve "... üst kademe yöneticileri..." ibareleri ile ikinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

bb- Birinci tümcesinin kalan bölümünün Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

b- (b), (c) ve (ç) bentlerinin,

aa- İlk dört tümcelerinin, Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

bb- Son tümcelerinde yer alan "... sadece bir aday için..." ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

cc- Son tümcelerinin kalan bölümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Şevket APALAK ile Zehra Ayla PERKTAŞ'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

c- (d) bendinin,

aa- " Bu seçimlerde her seçmen sadece bir aday için oy kullanabilir." biçimindeki onbirinci tümcesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, OYBİRLİĞİYLE,

bb- Kalan bölümlerinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

d- (e) bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

2- İkinci, üçüncü, dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (b), (c), (ç) bentleri ve yedinci, sekizinci fıkralarının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA,

K- 26. maddesinde yer alan "... ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle..." ibaresinin Anayasa'ya aykırılık savlarının incelenmesi isteminin Anayasa Mahkemesi'nin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN ile Şevket APALAK'ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,


- Yürürlüklerinin durdurulması isteminin REDDİNE.
zaman.com.tr

Devamını BURADAN okuyun...>>>

AYM PAKETİ ZEDELEDİ

Anayasa paketi kısmen iptal

Anayasa paketinin kritik iki maddesini kısmen iptal eden Anayasa Mahkemesi, paketin tamamının iptali ve yürürlülüğünün durdurulmasıyla ilgili başvuruyu da reddetti.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa değişiklik paketini kısmen iptal etti.

Kısmen iptal, Anayasa Mahkemesi'ne ve HSYK'ya üye seçimiyle ilgili fıkraları kapsıyor.

Yüksek Mahkeme'nin yaklaşık 9.5 saat süren toplantıda alınan kararı, Başkan Haşim Kılıç açıkladı:

''Başvuran davacıların, bu Anayasa paketinin tamamının şekil yönünden iptali konusundaki iddialarının tamamı reddedilmiştir. Ancak, Anayasa paketinin, anayasamızın 4. maddesinde ön görülen teklif edilemezlik yasağı kapsamında olduğu iddia edilen 8., 14., 16., 19., 22., 26. maddelerinin incelenmesine oy çokluğuyla karar verilmiş ve yapılan denetim sonunda kanunun 16. maddesiyle Anayasa Mahkemesi'nin yapısına ilişkin Anayasa'nın 146. Maddesinde yapılan değişikliğin 4. fıkrasında Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi,Sayıştay, Yükseköğretim Kurulu ve Baro Başkanlarının Anayasa Mahkemesi'ni gönderecekleri üyeler için yapacakları seçimlerde, her üyenin bu seçimlerde kullanacağı oyda, her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin, tırnak içinde ifade ediyorum burayı, her üyenin yani fıkrada iptal edilen bölümü söylüyorum; 'Her üyenin ancak bir aday için oy kullanabileceğine ilişkin' bu ibare iptal edildi.Yine kanunun 22. maddesi ile Anayasa'nın 159. maddesine yapılan düzenlemenin 3. fıkrasında yer alan 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na atayacağı üyelerin iktisat ve siyasal bilim dallarıyla, üst kademe yöneticilerinden olacağına ilişkin ibare, yine bu 3. fıkradaki yine tırnak içinde söylüyorum; 'iktisat ve siyasal bilim dallarıyla', yine tırnak içinde, 'üst kademe yöneticileri' bu ibareler iptal edilmiştir. Yani geriye kalan hukuk dallarındaki öğretim üyeleri ile avukatlar arasında seçim mümkün halde devam edecektir.

Yine ayrıca Danıştay, Yargıtay, Adalet Akademisi ile adli ve idari yargı hakim ve savcılarının hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'na üye seçiminde ancak bir aday için oy kullanabileceklerine ilişkin ibare de iptal edilmiştir. Ve bu ibarelerin, yine tırnak içinde ifade ettiğim, 'ancak bir aday için oy kullanabileceklerine ilişkin' ibarelerin bu esas maddelerin dışında, geçici maddelerde de yansımaları var. oralarda da geçici maddelerde bu ibareler yer alıyordu. O maddeler içinden de , geçici maddeler içinde de bu ibareler çekilip alınmıştır, iptal edilmiştir.

Yürürlüğün durdurulmasına ilişkin istem oy birliğiyle reddedilmiştir. Kurulumuzun aldığı sonuçlar bunlardır: bu sonuçların ülkemiz için, milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.''

ANLAMI!
Kılıç, bir başka soru üzerine, ''Anlamı şu, Yargıtay, Danıştay, YÖK ve saydığımız kuruluşlarda da Anayasa Mahkemesi'ne üye seçilecek, bir boş yer için 3 tane aday seçiliyor ve Sayın Cumhurbaşkanı'na gönderiliyor, Cumhurbaşkanı da bundan birisini seçiyordu.

Şimdi burada getirilen düzenlemede Yargıtay, Danıştay ve bu seçimi yapacak olan kurullardaki üye arkadaşlar ancak bir tane, 3 kişiden 1'ini tercih ederek seçimi yapabilecek iken bu bölüm iptal edildi ve artık bundan sonra böyle tek tercih değil, 3 tercih yapma durumuyla karşı karşıya kalacak.''

Anayasa değişikliğiyle ilgili kamuoyunda bazı maddelerin yoğun şekilde tartışıldığının anımsatılması üzerine Kılıç, şu yanıtı verdi:

''Bunlara ilişkin bu iptaller daha ziyade 2 maddede söz konusu. Yani Anayasa Mahkemesi ile Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'ndaki düzenlemelerin içerisinde biraz önce tırnak içinde söylediğim o ibareler iptal edildi. Onun dışında kalan bölümler tamamen reddedildi. Dolayısıyla bu haliyle referanduma sunulmuş olacak.''

"İKİ İDDİA VARDI"
Kılıç, ''İşin başında şekil yönünden iki türlü iddia vardı. Birisi tamamıyla ilgili şekil yönünden iddialar, ikincisi de Anayasa'nın dördüncü maddesinde teklif yasağına ilişkin biraz önceki maddelerini saydığım 8, 14, 16, 19, 22, 25, 26'ncı maddelerin teklif edilmezlik yasağı içerisinde olduğunu, bu nedenle de iptali gerektiği iddiaları vardı.

Bu tamamıyla ilgili şekil yönünden iddiaların tamamı reddedildi. Diğer bölümde oy çokluğuyla işin esasına girmek suretiyle bir değerlendirme yapıldıktan sonra, ancak bunun yasa kapsamında olup olmadığı sonucuna varıldı. Dolayısıyla yasa kapsamında olmayan, yasa kapsamında olan ve tırnak içinde söylediğim ibareler iptal edilmiş oldu'' dedi.
Kaynak: ntvmsnbc

Devamını BURADAN okuyun...>>>

22.6.10

SEYFİ OKTAY REZALETİ

Kantarcıoğlu-Oktay pazarlığı

Anayasa Mahkemesi üyesi Fulya Kantarcıoğlu’nun, anayasa değişiklik paketi TBMM’de görüşüldüğü esnada, CHP’ye taktik verdiği ortaya çıktı. Star Gazetesi'nin haberine göre CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, iptal davası öncesi eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’dan, yüksek mahkemenin nabzını yoklamasını ve yürürlüğü durdurma için nasıl bir yol izlendiğini öğrenmesini istiyor. Oktay ile Kantarcıoğlu, yürürlüğü durdurma üzerinde uzun uzun sohbet ediyor.

BİRİ DÜŞTÜ İKİ ÖNEMLİ MADDE KALDI

Oktay ile 5 Mayıs’ta telefon görüşmesi yapan Baykal, “hareketlen” talimatı veriyor. Baykal’la konuştuğu gün Kantarcıoğlu’nu arayan Oktay, anayasa değişikliklerinin salt çoğunluk (6 üyenin oyu) veya nitelikli çoğunluk (7 üyenin oyu) ile yapılmadığını öğrenmek istiyor. Kantarcıoğlu ise bu konu ile ilgili bilgiler veriyor. Oktay, konuşmada parti kapatmaya ilişkin düzenlemenin düştüğünü geriye önemli 2 maddenin kaldığını da ifade ediyor.

Kantarcıoğlu’nun konuşmalarından da daha iptal başvurusu yapılmadan, Anayasa Mahkemesi üyesinin ihsas-ı rey olarak yorumlanan ön fikir oluşturmuş olması dikkat çekiyor. Kantarcıoğlu, Oktay ile yaptığı telefon konuşmasında türban davası konusunda itiraf gibi açıklamalar da yapıyor. YASASIZ İÇTİHAT OLUŞTURULDU

Kantarcıoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin, anayasa değişiklikleri konusunda kendisine yapılan yürürlüğü durdurma başvurularında anayasa ve yasada olmamasına karşın içtihat oluşturduğunu söylüyor. Kantarcıoğlu, anayasa değişikliklerine ilişkin iptal başvurularının şekil yönünden incelenmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne geldiğini, ancak yüksek mahkemenin esasa girdiğini de söylüyor.

“SAÇMA?SAPAN?İŞLER BUNLAR” DEMİŞTİ

Öte yandan Deniz Baykal, eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın, Anayasa değişikliğinin iptali için, kendisinin isteğiyle Anayasa Mahkemesi üyesi Kantarcıoğlu’nu aradığı iddiasına önceki gün “Saçma sapan işler bunlar” demişti.

BU İŞİ BİZZAT KONUŞMAK LAZIM

• Oktay: Efendim saygı sunuyorum. Efendim şimdi ben ne kadar yanılmışım 149 un ilk fıkrası öyle, hem parti kapatma için hemde anayasa değişikliği için 3 te 2 gelmiş, eskiden böyle değildi bu.

• Baykal: (AYM’yi kasdederek) Nasıl moral ... Tepki var mı?

• Oktay: Ben o konulara hiç girmedim.

• Baykal: Ayrıca bir konuşursun. Bir gözlem yaparsın.

• Oktay: Olur yaparım, o şey değil ee... Bizzat konuşmak lazım bu işi.

• Baykal: Tabi o konuda bir hareketlenmek lazım.

TÜRBAN KARARINDAKİ GİBİ

Kantarcıoğlu: Sayın bakanım sizi tekrar rahatsız ettim. Karardan sonra yürütmeyi durdurma kabullerimiz var, eşitlik ilkesinin iptali hani, ee türbanla ilgili kararda olduğu gibi. Ama esas kararı verdikten sonra biz eee karar yayınlanıncaya kadar yürütmeyi durdurma verdiğimiz için orda zaten oybirliğiyle onu tartışmıyoruz, tartışmamışız. Daha esas hakkındaki kararı vermeden kaç oy ile yürütmeyi durdurmaya karar vermemiz konusu bir tartışma yok.

• Oktay: Anladım, ama karardan evvel 6 ya 5 le veriliyor.

• Kantarcıoğlu: Anayasa değişikliği olduğu için nitelikli çoğunluk aranır mı, aranmazmıyı biz tartışmamışız çünkü karardan sonra vermişiz o da oy birliği zaten yani karar iptal olduğu için. 7’nin ee 4’ün üstünde olduğu için. Ama ilk aşamada henüz kararın niteliği belli olmadığı için.

ESASA GİRİLEREK VERİLEBİLİYOR

• Kantarcıoğlu: Konunun özü ortaya çıkınca o zaman niçin yürütmeyi durdurma verilsin, esasa girilerek verilebiliyor, çünkü raporda esas hakkındaki rapor kadar detaylı bir rapor olması gerektiriyor.

• Oktay: Şimdi önemli bir madde düştü (Parti kapatmalarda yetkiyi Meclis’e veren maddeyi kasdederek). Şimdi iki tane önemli var birisi geçti. Zaten yürütme ve yasama tekelde, şimdi yargıda buna ekleniyor, ve tabi rejimin sistematiği değişiyor, İslam’da efendim işte egemenlik tecezzi etmez bölünmez kuralına yaklaşma var.

• Kantarcıoğlu: Bize gelir mi gelmez mi, tabi o konu da... Ama eeee işte mahkemeler (gülüyor) konu geldiğinde inceliyorlar.

Özel hüküm yok içtihatla hallederiz

• Oktay: Efendim merhabalar. Evi aradım telesekreter çıktı.

• Kantarcıoğlu: Nasılsınız sayın bakanım,

• Oktay: Sağolun, evi aradım telesekteter çıktı.

• Oktay: Şimdi bu Anayasa Mahkemesi anayasa maddesini iptal etme kararları 3 te 2 çoğunlukla mı alınıyor?

• Kantarcıoğlu: Evet 7 oy gerekiyor.

• Oktay: Peki yürütmeyi durdurma kararı olursa falan o da mı 3 te 2 çoğunluğa tabi.

• Kantarcıoğlu: Şimdi tabi biz yürütmeyi durdurma kararı vermedik.

• Oktay: Şimdi yürütmeyi durdurmak için özel bir hüküm yok bunun için.

• Kantarcıoğlu: Özel bir hüküm yok, çünkü zaten biliyorsunuz anayasada yürütmeyi durdurma yok. Bu itibarla biz onu tabi içtihatla uygulamaya soktuğumuz artık gerçi yani içtihatla da olsa anayasa mahkemesi.

• Oktay: Şimdi bu konuda da mı içtihat gerekli, yani.

• Kantarcıoğlu: Öyle birşey olursa burda da kaç oyla yd nin durdurulması sözkonusu olursa karar verileceği herhalde tartışılması gerekir, ilk aşamasında bunu tartışıp tartışmadığımızı hiç hatırlamıyorum doğrusu.

Devamını BURADAN okuyun...>>>

26.4.10

AYM ÜYESİNİN SES KAYDI

AkParti davasına TSK müdahalesi

İnternete düşen bu seferki ses kaydı Türkiye’deki son dönemin en derin ve kirli operasyonunu ortaya çıkartıyor. Anayasa Mahkemesi üyesi Serdar Özgüldür’ün ses kaydında Karargah’ın AK Parti’nin kapatılması için alttan alta yaptığı çalışma deşifre oldu.

Anayasa Mahkemesi Üyesi Özgüldür, Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu’nun kendisi ve iki Anayasa Mahkemesi üyesine yemek verdiğini, AK Parti’nin kapatılması isteğini Karargah’ın kanaati olarak kendilerine ilettiklerini söylüyor.

Çubuklu Paşa’nın 30 yıllık arkadaşı olduğunu söyleyen Özgüldür, Çubuklu’nun söylediklerini şöyle aktarıyor: “DEDİ Kİ BAK GEMİ AZIYA ALDILAR. "ÇOK BÜYÜK KOMPLİKASYONA YOL AÇMARİSKİ VAR" DEDİ. SONRA DEDİ " ELİNİ VİCDANINA KOYUP BÜYÜK TOPLUM BASKISINI GÖGÜSLEYİP YANİ BİRAN ÖNCE KAPATIN". YANİ ÖYLE BİR NİYETLERİ VAR. ONUDA DEVLETİN BELLİ KESİMLERİNDE, ÖZELLİKLE SİLAHLI KUVVETLERİNDE BİZDEN ARZULARI VAR. YANİ BİR ŞEKİLDE İNTİKAL ETTİ ONLAR BİZE. YANİ ZANNEDİYORUM NİSAN MAYISDA FALAN GÜNDEME ALIRIZ, ŞEYDEN SONRA. BİR KARAR VERİLSİN. HERKESİN BEKLEDİĞİ BİR BOYUTU VAR. BİZİM SÖYLEDİĞİMİZ HÜKÜMDÜR. AKSİ İLERİ SÜRÜLEMEZ”Hukuk tarihinin kendilerini “olması gerekeni yapan, imzalayan cesur hakimler” olarak anacağını ileri süren Anayasa Mahkemesi Üyesi Özgüldür, Hıfzı Çubuklu Paşa’nın isteklerini saymaya devam ediyor:

“ AKP KAPATILINCA HEPSİNİ İÇERİ ALACAKLAR BEN EFENDİM, BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE BUNU YAPACAM. ÇÜNKÜ HİÇ KİMSE BUNLARA BİR ŞEY DİYEMEZ Kİ ARTIK. İYİCE GEMİ AZIYA ALDILAR ARTIK İYİCE. TABİİ SONUÇLARINA KATLANIRLAR. ÇÜNKÜ ŞUNUN FARKINDALAR. BİZİM KARARIMIZLA BİRLİKTE MİLLETVEKİLLİKLERİDE DÜŞECEK. HEPSİ HAKKINDA BİR TON DAVA VAR. HEPSİNİ İÇERİ ALACAKLAR. AKP İÇİN TEK ŞEY YETER. DAVA AÇILSIN YETER”

Davanın açılmasının partinin kapatılması için yeteceğini söyleyen Anayasa Mahkemesi Üyesi Özgüldür devam ediyor, “BAŞSAVCI YENİDEN, DAVA AÇTI DEDİ Kİ, İŞTE BAŞBAKAN KALKTI ŞUNU SÖYLEDİ, ŞU BAKAN ŞUNU YAPTI, ONLARI BAĞLAYACAK.GETİRDİĞİ ZAMAN, İŞİ BİTER. DEMOKLASİN KILIÇI GİBİ DERLER YAA. AKP'Yİ SAĞ PARTİ YAPTIK. ANAP NEYSE AKP DE O OLACAK ZATEN ADAMIN SERMAYESİ BUYDU. BU SERMAYEYİ ELİNDEN ALDIK. YANİ ADAM ARTIK BUNDAN SONRA BUNLARI KONUŞAMIYACAK. İMAM HATİBİ KONUŞAMIYACAK. KUR'AN KURSUNU KONUŞAMIYACAK. TÜRBANI KONUŞTUĞU ZAMAN, ONU BİZ MERKEZ SAĞ PARTİ YAPTIK. YANİ BUNDAN SONRA ANAP'IN MİSYONU NEYSE BUNUN MİSYONUDA BU OLACAK.”

Anayasa Mahkemesi üyesi konuşmasının sonunda ise Cemil Çiçek'le ilgili şok bilgiler veriyor ve adeta Çiçek'in maskesini aşağı indiriyor. Üye AKP'ye açılan ilk kapatma davasındaki hiçbir şeyin delil olmadığını, bunların Çiçek'in savunması sayesinde delil niteliği kazandığını ve Çiçek'in sayesinde kapatma çıkartacaklarını bir bir itiraf ediyor:

"CEMİL ÇİÇEĞİN SAVUNMASI SAYESİNDE AKP'YE CEZA VEREBİLDİK DEVLETİ YIKACAK NE YAPMIŞ. HEPSİ ŞEYDEN İNTERNETTEN ALINMA, UYDURMA AMA. AYNI ZAMANDA HEPSİNE SAVUNMA YAPMIŞLAR ÖZÜ İLE İLGİLİ. YANİ
EFENDİM, BU OLAY ÖYLE OLMAMIŞTIR, ŞÖYLE OLMUŞTUR. DESEYDİ TEK KELİMEİLE. BUNLARIN HEPSİ UYDURMADIR. ASLI, BANTLAR GELSİN, İŞTE SES KAYITLARI GELSİN DESE MALZEME YOK. KARŞI TARAFTA BUNU İSPAT EDEMİYOR.
ONLAR BUNU KABUL EDİPTE SAVUNMA YAPTIĞI İÇİN, CEMİL ÇİÇEK VAR YA...


BİZDE ONLARI ARTIK MADEM KABUL EDİYOR DİYE GİTTİK.
TÜRBAN ZAMANLA MARJİNAL HALE GELİNCE KENDİLİĞİNDEN ÇÖZÜLÜR ÜNİVERSİTEDE TÜRBAN MESELESİ, TABİİ BU ANAYASA İLE YASA İLE ÇÖZÜLECEK
İŞ DEĞİL. BU İŞİ ZAMAN ÇÖZERDİ. NASIL ÇÖZERDİ. BİR GÜN ÖYLE BİR ALIRDI Kİ. MARJİNAL HALDE KALIRDI. BEN HATIRLIYORUM FAKÜLTEDE OKURKEN,
İSTANBUL HUKUK FAKÜLTESİNDE TÜRBANLI GİREN KAÇ KİŞİ VARDI? BEN DÖRT SENE İÇİNDE YA İKİ KİŞİ GÖRDÜM YA ÜÇ KİŞİ GÖRDÜM. ONLARA DA KİMSE KARIŞMAZDI. ŞİMDİ BİR BAKIYORSUN. ALLLAHHH BU NE YAA. BEN ŞUNA DA İNANIYORUM. ÜÇ BEŞ SENE SONRA BUNLARIN SAYISI O ESKİ ZAMANA DÖNECEK."

İŞTE O SES KAYDI






Kaynak: Habervaktim.com

Devamını BURADAN okuyun...>>>

9.4.10

AYM ELEMİ GEÇİRİLİYOR

Anayasa Mahkemesi ele mi geçiriliyor?

Anayasa Mahkemesi ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin seçiminde, sadece tek adaya oy atılması, tuzak gibi gösteriliyor. Dünkü yazımda, bu görüşte olan Milliyet gazetesi yazarı Mehmet Tezkan'a, HSYK örneğinden yola çıkarak cevap vermiştim. HSYK'nın, 19 seçilmiş üyesinden 15'ini, Danıştay, Yargıtay, Adalet Akademisi üyeleri ile adli ya da idari alt kademe mahkemelerinin yargıç ve savcıları doğrudan seçiyor. Çankaya devrede değil. Dolayısıyla, herkes tek oy atarsa, bütün eğilimler HSYK'ya yansır ve en çok oy alan kişiler sıralamaya girer. Cumhurbaşkanının daha düşük oy alanı seçip, HSYK'ya göndermesi ve böylece siyasi iktidarın Kurul'u ele geçirmesi mümkün değil.
17 kişilik Anayasa Mahkemesi'nde ise, 9 kişiyi cumhurbaşkanı, gösterilen adaylar arasından seçiyor. 5'ini ise, re'sen atıyor. Burada, Çankaya'nın iradesinin Anayasa Mahkemesi'ne yansıma imkânı mevcut. Anayasa Mahkemesi üyelerinin atanmasında, bugün olduğu gibi, yeni düzenlemeden sonra da cumhurbaşkanının etkisi sürüyor. Hatta bu etki biraz daha artıyor. Aslında,TBMM'nin daha fazla üye seçmesi, buna mukabil, cumhurbaşkanının müessiriyetinin azaltılması gerekirdi. Fakat Meclis'in Anayasa Mahkemesi üyelerini seçmesine o kadar büyük bir tepki gösterildi ki, iktidar geri adım attı; mevcut yapıyı fazla değiştirmedi. Öyle ki, paket kabul edildikten sonra da, halen Anayasa Mahkemesi'nde görev yapan üyeler, Kurum'da kalmaya devam edecek. 4 yedek üye, asıl üye olacak. Böylece, anayasa değiştikten sonra, mevcut 15 üyeye ilave olarak, yalnız 2 üye seçilecek. Burada da, siyasi iktidarın Anayasa Mahkemesi'ni ele geçirmek üzere olduğundan nasıl söz edilebilir?
Dünya örnekleri, Anayasa Mahkemesi'ne parlamentoların daha büyük oranda üye seçtiğini gösteriyor. Bazı örnekler:
Almanya: 16 üyesi var. Federal Meclis 8'ini, Federal Konsey 8'ini seçiyor. (Tümünü parlamento seçmiş oluyor) Avusturya: 14 asıl, 6 yedek üye var. Hükûmet 6 asıl, 3 yedek, Ulusal Konsey 3 asıl, 2 yedek, Federal Konsey 3 asıl, 1 yedek üye seçiyor. Belçika: 12 üye; 6'sı Walon, 6'sı Flaman olmak üzere, Temsilciler Meclisi ve Senato tarafından seçiliyor. Fransa: Anayasa Konseyi'nin 9 üyesinin 3'ünü cumhurbaşkanı, 3'ünü Meclis Başkanı, 3'ünü de Senato Başkanı seçiyor. İspanya: 12 üyenin 4'ünü Kongre, 4'ünü Senato, 2'sini hükûmet, 2'sini Yargı Genel Kurulu (Bizdeki HSYK) seçiyor. İtalya: 15 üyesi var. Parlamento 5'ini, cumhurbaşkanı 5'ini, Temyiz Mahkemesi 3'ünü, Danıştay 1'ini, Sayıştay 1'ini seçiyor. Macaristan: 11 üyeyi, Parlamento'nun hukuk, idari ve yargı komiteleri seçiyor. Polonya: 15 üyenin tamamı Parlamento tarafından seçiliyor. Portekiz: 13 üyenin 10'nu Meclis Genel Kurulu, 3'ünü Anayasa Mahkemesi yargıçları seçiyor. Romanya: 9 üyenin 3'ü Bakanlar Kurulu, 3'ü Senato, 3'ü cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor. Rusya: 19 üyenin tamamı cumhurbaşkanı tarafından seçiliyor.
Bu ülkelerin hiçbirinde, -kısmen doğrudan hükûmetin atadığı üyeler olsa dahi- muhalefet çıkıp, "İktidar Anayasa Mahkemesi'ni ele geçirdi" demiyor. Çünkü özellikle Anayasa Mahkemesi'nde, toplumun bütün eğilimlerinin temsil edilmesine dikkat ediliyor. Bizde ise, tek görüşün hükümranlığı sürsün kavgası var. Anayasa öğretim üyesi Serap Yazıcı'nın sözleriyle makalemizi tamamlayalım: "Batı'da, Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi 9 ya da 12 yıl ile sınırlanıyor. Bunun maksadı, toplumda değişen eğilimlerin mahkemede de yer bulmasını temin etmek. Demos Kratos ve cumhuriyet, halkın, cumhurun yönetimi demek. Ama bizdeki uygulamada, halka güvenmiyorsunuz; Yasama Organı'na da güvenmiyorsunuz. Hatta zaman zaman halkı tehdit gibi görüyorsunuz. İşte bizim demokrasimizin zaafı bu."


Nazlı Ilıcak SABAH 09042010

Devamını BURADAN okuyun...>>>

31.3.10

AYM DEN HSYKYA CEVAP

HSYK umduğunu bulamadı

HSYK, Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can'ı Anayasa Mahkemesi'ne "rahatsız edici açıklamalar" yaptığı gerekçesiyle şikayet etti. Can "Sürpriz olmadı" derken, diğer Eşbaşkan Orhan Gazi Ertekin, HSYK'nın ideolojik davrandığını söyledi

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can'ı "rahatsız edici açıklamalar yaptığı" gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne şikayet etti. HSYK, 16 Mart'ta gönderdiği yazıda, Can ile ilgili gerekli işlemlerin bir an önce yapılmasını istedi.
SOMUT OLMAYAN İHBARA İŞLEM YOK

Anayasa Mahkemesi, HSYK'ya verdiği yanıtta raportörlerle ilgili disiplin işlemlerinin nasıl yapılacağının yasada belli olduğunu belirterek, "HSYK böyle bir başvuruda bulunamaz" dedi. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği yanıttaki can alıcı kısım ise "Somut olaya dayanmayan, somut bilgiye dayanmayan ihbarlara işlem yapma geleneğimiz yoktur" ibaresi oluşturdu.

Yüksek Mahkeme, HSYK'nın böyle bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu işleme koymadı. Can, AK Parti'nin Anayasa paketini açıklamasından önce, yargı reformuna karşı çıkanları matbaaya karşı çıkanlara benzetmişti. Can, Anayasa değişikliği paketi açıklandıktan sonra yaptığı bir açıklamada ise HSYK'yı Demokrat Yargı üyelerine baskı yapmakla suçlamıştı.

HSYK-YARSAV İDEOLOJİK TEYAKKUZDA

Osman Can, HSYK'yı ciddiye almadığını belirtirken diğer Eşbaşkan Orhan Gazi Ertekin, HSYK'nın Osman Can'ı şikayet etmesini "Çok abartılı bir durum değil" diyerek, kurulun son zamanlarda gösterdiği tavra uygun davrandığını söyledi. Ertekin, YARSAV'ın yargıyı etkile

me boyutundaki girişimlerine kurulun hiçbir işlem yapmamasını ise eleştirdi. Ertekin, HSYK ve YARSAV'ın "ideolojik teyakkuz halinde" olduklarını belirterek, "Bunun tehlikeli bir gidişat olduğunu düşünüyoruz. HSYK'nın bir kez daha gözden geçirip, bu ideolojik eleme sisteminin ve kendisine teslim edilen yetki ve gücü daha özgürce kullanabileceği, daha nesnel ölçütlere doğru açılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

SÜRPRİZ OLMADI, CİDDİYE ALMIYORUM

Hakkındaki şikayetle ilgili olarak star'ın sorularını yanıtlayan Osman Can, kurulun tavrının kendisini şaşırtmadığını belirterek, "Sürpriz olmadı. Çok ciddiye almıyoruz" dedi. Kurulun kararının kendisi için bir bağlayıcılığının olmadığını da ifade eden Can, Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda gerekli yanıtı verdiğini de anlattı. Can, "Biz kendi gündemimize kendi yolumuza bakıyoruz" dedi. Derneğin diğer Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, HSYK ve YARSAV'ı uyardı: "Hukuksal mücadele alanından daha sert olan siyasi mücadele alanına kaymışlardır. İdeolojik tepki vermeleri çok tehlikelidir. Biz daha hassasiyet ve metanet bekliyoruz. Hukuksal metodolojiyi kullanmalarını istiyoruz."

Kaynak: Star

Devamını BURADAN okuyun...>>>

11.12.09

DTP KAPATILDI

AYM DTPyi Kapattı

Anayasa Mahkemesi, ''eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği gerekçesiyle, DTP'nin temelli kapatılmasına'' oy birliğiyle karar verdi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, mahkemenin 9 saat süren toplantısının ardından yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16 Kasım 2007 tarihinde DTP'nin kapatılması istemiyle dava açtığını anımsattı.

Kılıç, yapılan görüşmeler sonunda, DTP'nin, eylemleri yanında, terör örgütüyle olan bağlantıları da değerlendirildiğinde, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 68 ve 69. maddeleriyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 101 ve 103. maddeleri gereğince kapatılmasına karar verildiğini açıkladı. Kılıç, beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan kurucuları dahil üyelerinden Abdulkadir Fırat, Abdullah İsnaç, Ahmet Ay, Ahmet Ertak, Ahmet Türk, Ali Bozan, Ayhan Ayaz, Aydın Budak, Ayhan Karabulut, Aysel Tuğluk, Bedri Fırat, Cemal Kuhak, Deniz Yeşilyurt, Ferhan Türk, Fettah Dadaş, Hacı Üzen, Halit Kahraman, Hadice Adıbelli, Hilmi Aydoğdu, Hüseyin Bektaşoğlu, Hüseyin Kalkan, İbrahim Sungur, İzzet Belyar, Kemal Aktaş, Leyla Zana, Mehmet Salih Sağlam, Mehmet Veysi Dilekçi, Metin Tekçe, Murat Avcı, Murat Taş, Musa Farisoğulları, Mustafa Tuç, Necdet Atalay, Nurettin Demirtaş, Orhan Miroğlu, Sedat Yurttaş ve Selim Sadak'ın, Anayasa'nın 69. maddesinin 9. fıkrası gereğince gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi yöneticisi ve denetçisi olamayacaklarına hükmedildiğini bildirdi.

Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasın neden olan DTP Genel Başkanı ve Mardin Milletvekili Ahmet Türk ile Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk'un milletvekilliklerinin, Anayasa'nın 84. maddesinin son fıkrası uyarınca, gerekçeli kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihten itibaren sona ermesine karar verildiğini belirten Kılıç, parti tüzel kişiliğinin, kapatma kararının verildiği tarihte sona ermesine hükmedildiğini bildirdi.

Kılıç, ''davalı partinin bütün mallarının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 107. maddesi gereğince Hazine'ye geçmesine, gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca Başbakanlık'a ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 11 Aralık 2009 gününde oy birliğiyle karar verilmiştir'' dedi.


11.12.2009

samanyoluhaber.com

Kapatma kararına ilk tepkiler
Anayasa Mahkemesi'nin DTP'yi kapatma kararının ardından gelen ilk tepkiler şöyle:

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş: Parti olarak siyasi partilerin kapatılması anlayışına karşıyız ama mahkemenin verdiği kararara herkes saygı duymalı. Partileri sadece halk kapatabilmeli.

Dengir Mir Mehmet Fırat (AK Parti): Anayasa mahkemeleri, sadece hukuku değil, şartları da göz önüne alan kararlar almalıdır. Ne yazaık ki Bizim Anayasa Mahkememiz, genişletici değil, daraltıcı yorumlarla karar veriyor. Türkiye, bir an önce Venedik kriterlerini yakalamalıdır.

Mehmet Şandır (MHP Grup Başkanvekili): Karara herkes saygı göstermeli. Karar huzuru kaçıracak eylemlere sebep olmamalı.

Veysel Eroğlu (Çevre ve Orman Bakanı): Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, DTP'nin ''temelli'' kapatılmasıyla ilgili, ''Partiyi milletin kapatması gerekir diye düşünüyorum'' değerlendirmesinde bulundu.

Cünet Ülsever (Gazeteci): Emine Ayna dururken Aysel Tuğluk'un siyasi yasaklı olması ilginç. Bizim bilmediğimiz ya da hatırlayamadığımız gerekçeler olabilir. Kararı, getireceği siyasi sonuçlar olarak değerlendirelim. Kararın oybirliği ile alınması üzerinde durulması gerektiği inancındayım.

Mustafa Karaalioğlu (Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni): DTP, malesef, kapatılmasını gerektirecek tüm hataları yaptı. son düzlükteki yumuşama. Bu karar PKK ve Kandil'i daha da azdıracaktır. Sokak olayları artacaktır. adımları da işe yaramamış görünüyor

Enve Sezgin (Yazar): Bu karar, şiddet eylemlerini artırır. 19 DTP'linin TBMM'de kalması gerekir, istifaları şiddet yanlılarının ekmeğine yağ sürecektir.

Levent Köker (Anayasa Hukuku Uzmanı): Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesinin DTP'yi 'bölücülüğün odağı' olarak değerlendirmesi önemli. AK Parti kararından bu yana hiç bir değişikliğin yada düzenlemenin yapılmadığına da işaret etmek gerekiyor.

Taha Akyol (Yazar): Karar hukuka uygun ve karar yerinde, ancak siyasal açıdan baktığımızda, DTP'nin yerini şiddetin mi dolduracağını zaman gösterecek. Doğu ve Güneydoğudaki sivill toplum kuruluşlarının 19 DTP milletvekillerinin istifa etmelerini engellemek adına onlara baskı yapmaları gerekmektedir.

Mustafa Kumlu (Türk-İş Genel Başkanı): Türkiye bir an evvel 'parti kapatma' ayıbından kurtulmalı, TBMM, sağlanacak en geniş ittifak ile Anayasa ve ilgili yasalarda yapacağı değişikliklerle ülkemizde var olan demokrasinin sınırlarını genişletmelidir

MHP'den açıklama: "Yüce Mahkeme'nin bu kararını herkes saygıyla karşılamalı ve içinden geçmekte olduğumuz nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmalıdır."

Açıkalamada şöyle denildi; "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın DTP'nin temelli kapatılması için 16 Kasım 2007 tarihinde açtığı dava bugün sonuçlanmıştır. İki yılı aşkın bir mesai sonrası Anayasa Mahkemesi siyasi partilerin faaliyetlerinde uyulacak esaslar hakkında Anayasamızda ve Siyasi Partiler Kanunu'nda yer alan hükümler uyarınca bir inceleme yapmış ve DTP'nin terör ve şiddetle ilişkisi ve bölünmez bütünlük aleyhindeki faaliyetlerin odağı olduğunu tespitinde bulunarak bu partinin temelli kapatılmasına karar vermiştir. Bu kararda dikkati çeken bir husus, 2 DTP'li milletvekilinin milletvekilliği düşürülerek siyasi yasak kapsamına alınması olmuştur. Bu milletvekilleri dahil 37 DTP yöneticisine siyasi yasak yaptırımı uygulanmıştır. Yüce Mahkeme'nin kararının açıklanması ile DTP'nin siyasi faaliyetleri son bulmuş ve malları hazineye devredilmiştir. Bugün itibariyle kapatılan DTP'ye mensup milletvekilleri bağımsız milletvekili haline gelmişlerdir. Yüce Mahkeme'nin bu kararını herkes saygıyla karşılamalı ve içinden geçmekte olduğumuz nazik dönemde bölücü terörün amaçlarına hizmet edecek tartışmalardan özenle kaçınmalıdır."

11.12.2009
samanyoluhaber.com

Ahmet Türk'ten ilk açıklama - Video
Kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Mücadelemiz sorunun çözümü için devam edecektir'' açıklamasını yaptı.
Kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk, ''Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla sorunlarını çözebilir'' dedi.

Türk, parti genel merkezi önünde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Türkiye'nin sancılı bir süreç yaşadığını belirterek, şunları söyledi:

''Elbette ki demokratik siyasetin önünü kapatmak bir umutsuzluğu derinleştirir. Bu bir gerçektir, ama biz bütün bunlara rağmen Türkiye'nin bir gün barışı yakalayacağına inanıyoruz. Bizim özlemimiz bu sancılı sürecin uzamaması, herkesin yeniden düşünmesi ve gerçekten Türkiye'de halkları kucaklaştıracak bir anlayışı egemen kılmak için çaba göstermesidir. Türkiye parti kapatmakla bu sorunu çözemez. Türkiye, ortak akılla, diyalogla, mantıkla ancak sorunlarını çözebilir.''
-SİNE-İ MİLLET SORUSU-

Parti olarak yarın bir açıklama yapacaklarını belirten Türk, daha önce aldıkları kararların arkasında olduklarını, o kararların aynen işleyeceğini kaydetti. Türk, şöyle devam etti:

''Demokrasi ve barış mutlaka zafere ulaşacaktır. Ne kadar engellenirse engellensin barış ve demokrasi üstün gelecektir. Bu konuda endişem yok. Tabii ki böyle bir süreci yaşamak elbette ki insanlarda bir kırılma yaratır. Bu kırılmanın gerçekten çok daha yüksek noktaya taşınmaması için hepimiz bu süreci hassasiyetle izleyeceğiz. Sürecin hassasiyetini kavrıyoruz. Amacımız sorunun çözümüdür, başka da bir amacımız yok. Mücadelemiz bunun için devam edecek. Bunun için benim yasaklanmış olmam, Aysel Tuğluk'un yasaklanmış olması, 37 kişinin yasaklanmış olması siyasetin, demokratik mücadelenin biteceği anlamına da gelmez.''

Türk, ''Sine-i millete döneceğiz diye açıklama yapmıştınız. Sine-i millete dönecek misiniz?'' şeklindeki soru üzerine de, ''Arkadaşlarımız tahmin ediyorum ki bu konudaki dilekçelerini Meclis'e ulaştıracaklardır'' karşılığını verdi.


11.12.2009

Devamını BURADAN okuyun...>>>



Snap Shots

Get Free Shots from Snap.com
 
^

Powered by BloggerAK Medya Haber Yorum Analiz by UsuárioCompulsivo
original Washed Denim by Darren Delaye
Creative Commons License