Osman Can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osman Can etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31.3.10

AYM DEN HSYKYA CEVAP

HSYK umduğunu bulamadı

HSYK, Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can'ı Anayasa Mahkemesi'ne "rahatsız edici açıklamalar" yaptığı gerekçesiyle şikayet etti. Can "Sürpriz olmadı" derken, diğer Eşbaşkan Orhan Gazi Ertekin, HSYK'nın ideolojik davrandığını söyledi

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı ve Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can'ı "rahatsız edici açıklamalar yaptığı" gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne şikayet etti. HSYK, 16 Mart'ta gönderdiği yazıda, Can ile ilgili gerekli işlemlerin bir an önce yapılmasını istedi.
SOMUT OLMAYAN İHBARA İŞLEM YOK

Anayasa Mahkemesi, HSYK'ya verdiği yanıtta raportörlerle ilgili disiplin işlemlerinin nasıl yapılacağının yasada belli olduğunu belirterek, "HSYK böyle bir başvuruda bulunamaz" dedi. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği yanıttaki can alıcı kısım ise "Somut olaya dayanmayan, somut bilgiye dayanmayan ihbarlara işlem yapma geleneğimiz yoktur" ibaresi oluşturdu.

Yüksek Mahkeme, HSYK'nın böyle bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu işleme koymadı. Can, AK Parti'nin Anayasa paketini açıklamasından önce, yargı reformuna karşı çıkanları matbaaya karşı çıkanlara benzetmişti. Can, Anayasa değişikliği paketi açıklandıktan sonra yaptığı bir açıklamada ise HSYK'yı Demokrat Yargı üyelerine baskı yapmakla suçlamıştı.

HSYK-YARSAV İDEOLOJİK TEYAKKUZDA

Osman Can, HSYK'yı ciddiye almadığını belirtirken diğer Eşbaşkan Orhan Gazi Ertekin, HSYK'nın Osman Can'ı şikayet etmesini "Çok abartılı bir durum değil" diyerek, kurulun son zamanlarda gösterdiği tavra uygun davrandığını söyledi. Ertekin, YARSAV'ın yargıyı etkile

me boyutundaki girişimlerine kurulun hiçbir işlem yapmamasını ise eleştirdi. Ertekin, HSYK ve YARSAV'ın "ideolojik teyakkuz halinde" olduklarını belirterek, "Bunun tehlikeli bir gidişat olduğunu düşünüyoruz. HSYK'nın bir kez daha gözden geçirip, bu ideolojik eleme sisteminin ve kendisine teslim edilen yetki ve gücü daha özgürce kullanabileceği, daha nesnel ölçütlere doğru açılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

SÜRPRİZ OLMADI, CİDDİYE ALMIYORUM

Hakkındaki şikayetle ilgili olarak star'ın sorularını yanıtlayan Osman Can, kurulun tavrının kendisini şaşırtmadığını belirterek, "Sürpriz olmadı. Çok ciddiye almıyoruz" dedi. Kurulun kararının kendisi için bir bağlayıcılığının olmadığını da ifade eden Can, Anayasa Mahkemesi'nin bu konuda gerekli yanıtı verdiğini de anlattı. Can, "Biz kendi gündemimize kendi yolumuza bakıyoruz" dedi. Derneğin diğer Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, HSYK ve YARSAV'ı uyardı: "Hukuksal mücadele alanından daha sert olan siyasi mücadele alanına kaymışlardır. İdeolojik tepki vermeleri çok tehlikelidir. Biz daha hassasiyet ve metanet bekliyoruz. Hukuksal metodolojiyi kullanmalarını istiyoruz."

Kaynak: Star

Devamını BURADAN okuyun...>>>

20.3.10

YENİ ANAYASA VE YARGI

Osman Can'dan anayasa önerisi

Eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, zaman geçirmeden Türk toplumunun kendi anayasasını yapmak zorunda olduğunu söyledi.

Siyasetin yargıya baskı yapmak isteyeceğini ancak asıl tehlikenin yargı baskısı olduğunu belirten Can, "Danıştay, Yargıtay ve HSYK'nın yapacağı baskılar çok daha yıkıcıdır." dedi. Özel yetkili Erzurum savcılarını görevden alan HSYK'nın ise suç işlediğini ifade eden Can, tarafgir bir yargı oluşturmak istenmiyorsa HSYK'nın meclis üzerinden çoğulculaştırılması gerektiğini dile getirdi.

Can, Bursa'da Ördekli Kültür Merkezi'nde Ahenk Hukuk Derneği tarafından düzenlenen panele katıldı. Türk hukuk sistemi konusunda önemli açıklamalarda bulunan Osman Can, Türk siyasal ve toplumsal hayatının en önemli yasalarının yüzde 80'inin darbeler ürünü olduğunu belirtti.Darbelerin ürünü olan bir hukuk sistemi içerisinde hukukun üstünlüğünü, yargı bağımsızlığını, çoğulculuk yada demokrasiyi tartışmanın mantıksızlığına değinen Can, şöyle konuştu: "Zaman geçirmeden Türk toplumu kendi anayasasını yapmak zorunda. Biz kendi anayasamızı daha yapmış değiliz. Ben bundan utanç duyuyorum. Öyle zannediyorum Türk toplumunun yüzde 90'ı bundan utanç duyar. Kendi anayasamızın yapılmamış olması da aslında biraz toplumsal çatışmaya neden olmaktadır. Kendi barışımızın tesis edilmesi için de yeni bir anayasa yapım süreci içerisine girmemiz gerekiyor."

"DANIŞTAY, YARGITAY VE HSYK'NI YAPACAĞI BASKI DAHA YIKICIDIR"

Yargı üzerinde baskı tartışmalarına da değinen Can, iktidarın yargıya baskı yapmayı isteyebileceğini ancak burada önemli olanın bunun sınırlarının belirlenmiş olması olduğunu kaydetti. Ama baskının bir başka boyutu daha bulunduğuna dikkat çeken Can, şöyle devam etti: "Yargının içinde olan baskılar. Danıştay, Yargıtay ve HSYK'nın yapacağı baskılar. Ve bu baskılar çok daha yıkıcıdır. Bir yargıç, gerektiği zaman bir başkana rest çekip baya da popiler olabilir. Ama bir yargıç, Yargıtay'a rest çekemez, HSYK'ya rest çekemez."

"ANAYASA'YI YAPACAK TOPLUMDUR, TSK SADAKAT İÇİNDE GÖREVİNİ YAPAR"

Can, "Yeni bir anayasaya Türk Silahlı Kuvvetleri nasıl bakıyor?" şeklindeki bir soruya ise şu yanıtı verdi: "Nasıl baktığını bilmiyorum ama yeni bir anayasa yapacak olan toplumun kendisidir, toplumun temsilcileridir. Reformları yapacak olanlar bizlerin temsilcileridir. Hangi siyasi düşünceye sahip olursa olsun. Kurumlar anayasa yapımında söz sahibi olamaz. Ne Anayasa Mahkemesi, ne Danıştay, ne Yargıtay, ne Türk Silahlı Kuvvetleri ne Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü. Bunlar, sadece ve sadece ortaya çıkan anayasaya sadakat içerisinde görevlerini yerine getirecek olan kurumlardır."

"HSYK, SUÇ İŞLEDİ"

"Erzincan'daki özel yetkili savcıları görevden alan HSYK yetki aşımı yaptı mı? şeklindeki bir soruya ise Can, "HSYK yetki aşımı değil, tamamen suç işledi. Anayasa'nın 138. maddesi ekseninde başlatılan bir soruşturmaya müdahale ile suç işlemiştir. Savcıların yetki aşımı yapıp yapmadıkları soruşturma neticesinde belli olur."

"HSYK'ya meclisin üye seçmesi doğrumudur?" şeklindeki bir başka soruya ise Can, "Tarafgir bir yargı oluşturmak istemiyorsanız, meclis üzerinden çoğulculaştırın. 'Hayır tarafgir bir yargı oluşturulmalı' diyorsanız eğer, siyaset hiçbir yetkide bulunmasın. Tek tipleştirilmiş olan bir yargı en tehlikeli siyaseti yapmaya başlar. Çoğulculaştırdığınız bir yargı kendi içinde kendi kendini kontrol edebilir. O yüzden meclisin seçimi önemlidir. Avrupa'da siyasi partilerin seçtiği üyelerin çok daha adil kararlar verdiği görülmüştür." cevabını verdi.

"YENİ ANAYASA İÇİN BİR KURUCU MECLİS, ÖN KOŞULSUZ TOPLANMALI"

Can, yeni bir anayasanın nasıl yapılabileceğini ise şöyle anlattı: "Yeni bir anayasa için bir kurucu meclis ön koşulsuz toplanmalı. Kırmızı çizgisiz olmalı. Herkes oraya üye seçebilir olmalı. Tüm toplumun yansıdığı bu meclis açık ilkeler üzerinde uzlaşmalı. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti unsurları üzerinde bu toplumda uzlaşmayacak kimse çıkmaz. Ardından alt komisyonda bunun somutlaştırmaları gerçekleştirilir. Bu komisyonlara sivil toplum örgütlerinden üyeler eklemlenebilir. Dinamik yapıyla daha çerçeve bir anayasa hazırlanabilir."

"PARTİLER, CHP TÜZÜĞÜNE AYKIRI OLDUĞU İÇİN KAPATILDILAR"

Osman Can, bir soru üzerine, siyasi partilerin kapatılmasının bu güne kadar demokrasiye hiçbir fayda getirmediğini ifade etti. Bu güne kadar hazırlanan hiçbir kapatma iddianamesinin demokrasiyi koruma adına hazırlanmadığını vurgulayan Can, "Bu güne kadar demokrasi ve özgürlükleri koruma adına bir kapatma davası açılmış değildir. Şunu bilelim ki, Türkiye'de kapatılan bütün siyasi partiler, 1935 CHP tüzüğüne aykırı olduğu için kapatılır. Bunu kimse bilmez, parti kapatanlar da bu düşüncede değildir ama tarihi sürece baktığınız da bu böyledir." şeklinde konuştu. (CİHAN)

19.03.2010

Devamını BURADAN okuyun...>>>



Snap Shots

Get Free Shots from Snap.com
 
^

Powered by BloggerAK Medya Haber Yorum Analiz by UsuárioCompulsivo
original Washed Denim by Darren Delaye
Creative Commons License