Poyrazköy Donanmada çıktı
10 çuval doküman ve dijital materyal arasında Poyrazköy'deki Ergenekon cephaneliğinin resmî belgeleri bulundu.
Gölcük Donanma Komutanlığı'nda döşemelerin altına yerleştirilen gizli belgeler arasında darbe planlarının yanı sıra Ergenekon cephaneliğini tescil eden resmî yazışmalar çıktı.
Askerî casusluk ve şantaj soruşturmasını yürüten özel yetkili savcılığın Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yaptığı aramalarda ele geçirilen belgeler kamuoyunu dehşete düşürdü. Darbe planlarının yer aldığı belgelerin içeriğindeki ayrıntılar netleştikçe, soruşturmanın boyutları da ortaya çıkıyor.İstihbarat Şube Müdürlüğü'ndeki makam odasının zeminine yerleştirilen 10 çuval doküman ve dijital materyal arasında Poyrazköy'deki Ergenekon cephaneliğinin resmî belgeleri bulundu. Silahların değişik yerlerden getirilerek Poyrazköy'e gömülmesiyle ilgili yazışmaların altında Koramiral Kadir Sağdıç ve Albay Ali Türkşen'in imzalarının olduğu ileri sürülüyor. Belgeler arasında Albay Dursun Çiçek'in ıslak imzasını taşıyan 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'yla ilgili ön çalışmalar dikkat çekti. Çalışmalarda üst düzey komutanların ıslak imzalarının da yer aldığı öğrenildi. Muhtemel darbe sonrası Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit'le eski komutan Metin Ataç'a yönelik planlar ise 'Yassıada'yı işaret ediyor. Darbe karşıtı komutanların yargılandıktan sonra Yassıada'ya sürgün edilmesi kararlaştırılmış.
'Kaos Planı'nın gerçek olduğu daha önce Jandarma Kriminal, TÜBİTAK, Emniyet Kriminal ve Adli Tıp tarafından 7 kez onaylanmıştı. Yeni çıkan dosyalar, planla ilgili kapsamlı bir ön çalışmanın yapıldığını ortaya koyuyor. Poyrazköy'deki silahların Türkiye'nin değişik yerlerinden getirilerek İstek Vakfı arazisinde gömülmesiyle ilgili resmi yazışmaların yer aldığı belgenin altında da Kadir Sağdıç ve Ali Türkşen'in imzalarının olduğu ileri sürülüyor. İstanbul'un Beykoz ilçesi Poyrazköy mevkiinde 21 Nisan 2009'da başlatılan kazılardan sonra 15'i dolu 22 LAW silahı, 14 el bombası ve bol miktarda patlayıcı ile askeri malzeme bulunmuştu. Alınan bilgilere göre, Poyrazköy davası sanığı iki üst düzey komutanın imzasının yer aldığı yeni belgede, değişik yerlerde bulunan cephaneliklerin bir araya getirilmesi isteniyor. Belirlenen 4 ayrı adres içinde Poyrazköy'deki İstek Vakfı'na ait arazi seçilerek cephaneliklerin buraya gömülmesi isteniyor.
Belgeler arasında eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç ile şimdiki Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit'e yönelik planları da yer alıyor. Yapılacak darbenin ardından bu iki komutanın askerî mahkemelerde yargılanarak, Yassıada'ya sürgün edilmesi öngörülmüş. İstihbarat şube müdürü olan Deniz İstihbarat Binbaşı K.Y.'nin odasının altındaki gizli bölmede bulunan belgeler arasında darbe sonrası yapılacaklar tek tek sıralanıyor. Buna göre darbeye karşı çıkan üst düzey generallerin de daha önceki darbede olduğu gibi Yassıada'da askerî mahkemelerde yargılanmaları planlanmış.
Askerî casusluk ve şantaj' soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca Gölcük Donanma Komutanlığı'nda yapılan aramalarda ele geçirilen 10 çuval belge ve dijital materyaller arasından darbe planları, fişlemeler ve şoke eden belgeler çıkmıştı. Casusluk ve fuhuş çetesinin arşivi olduğu belirtilen belgeler arasında devletin üst düzey 46 ismine ait özel fişlemeler, askerî müdahale sonrası yapılacaklar, amiral eşlerine ilişkin bilgilerin bulunduğu belirtiliyor. Özel bölmedeki 10 çuvalın içinde 'Kafes' ve 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı'nın devamı niteliğindeki belgelerin de yer aldığı ileri sürülmüştü.
aktifhaber.com
Devamını BURADAN okuyun...>>>
Poyrazköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Poyrazköy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11.12.10
POYRAZKÖY EMİRLERİ GÖLCÜKTE
Etiketler:
AKMEDYA,
Dursun Çicek,
Eşref Uğur Yiğit,
Gölcük Donanma,
Islak imza,
Kadir Sağdıç,
Metin Ataç,
Poyrazköy
22.2.10
28 ŞUBAT GİBİ PLAN
Yeni bir 28 Şubat planı
Poyrazköy iddianamesinin delil klasörlerinde, darbe planlarının yapıldığı 2003-2004 yıllarına ait önemli bilgiler çıktı.Bir ihbar mektubu ve CD'de, AK Parti hükümetine karşı yürütülecek planlar anlatılıyor. Planların uygulanabilmesi için ise bazı düşünceler şöyle açıklanmış: "28 Şubat'ta olduğu gibi Sincan'da tankların geçişine benzer hareketlere zamanı gelince başvurulmalıdır."
27 Mayıs darbesi, askerin kışladan çıkışını ifade etmesi bakımından önemliydi. İlerleyen yıllarda görüldü ki, asker artık kışlaya dönmek istemeyecekti. 12 Mart muhtırasını, 12 Eylül darbesi izledi. 'Demokrasiye balans ayarı yapmak' bazıları için alışkanlık haline gelmişti. 28 Şubat döneminde Batı Çalışma Grubu sahne aldı. Piyasaya yeni figüranlar sürüldü. İrtica yaygaraları koparıldı. Rejim tartışmaları alevlendi. Medyanın bir kesimi her gün Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin haberlerini birinci sayfasına taşıyordu. Gazeteler 'rejim ve laiklik' manşetleri attı. Hükümeti düşürmek için milletvekilleri tehditle istifaya zorlandı. Ve takvim yaprakları 4 Şubat 1997'yi gösterdiğinde tanklar Sincan caddelerinde yürütüldü. 28 Şubat'taki MGK toplantısında hükümetin ipini çeken 18 maddelik bildiri hazırlandı. Refahyol iktidardan uzaklaştırıldı. Kısa bir süre sonra da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, RP hakkında kapatma davası açtı.Poyrazköy iddianamesinin ek delil klasörlerindeki 'Klasör 6' dosyasında yer alan bilgiler, cuntacı yapılanmanın yeni bir 28 Şubat sürecini yaşatmak için taktikler geliştirdiğini net olarak ortaya koyuyor. Klasörlere giren bir ihbarcının uyarıları arasında, "Sincan'da tankların geçişine benzer hareketlere zamanı gelince başvurulmalıdır." cümlesi dikkat çekiyor. 'Caydırıcılık' başlığı altında ise şu ifadeler kullanılıyor: "Hayati önemde olan bu tedbir, 'bir ve bütün olduğumuzun' her zaman ve her yerde gösterilmesidir. Aynı dili farklı kelimelerle de olsa konuşmak çok etkilidir. 28 Şubat'ta olduğu gibi Sincan'da tankların geçişine benzer hareketlere zamanı gelince başvurulmalıdır. AKP'nin bilhassa TSK'yı dikkate almaz tutumları ile geleceğimizi tehlikeye düşürecek eylemlerine sert tepkiler anında gösterilmelidir."
'CG ÇAĞDAŞ TÜRKİYE' klasöründe bulunan '30 Kasım 2004 Asşura dokumanı01' isimli alt klasörde çeşitli başlıklardaki notlara yer verilmiş. 'İrticai sermaye şirketlerinin teşvik edilmesi ve geliştirilmesi' başlığı altında, hükümetin çıkarttığı yasalara ilişkin bilgi notları da bulunuyor. 'Eğitim ve Öğretim' isimli klasörde 'gizli' ibareli şeklinde yer alan 3 adet word dosyasında şu ifadeler kullanılıyor: "Açıköğretim uygulamasının irticacıların işine yaradığı, irtica unsurlarının açıköğretim liselerini yükseköğretime girişte kaynak olarak kullandıklarının belirtildiği, diğer dosyalarda Yükseköğretim Kanunu gibi konularda, eleştirel bir rapor hazırlandığı görülmüştür."
MEDYA DESTEĞİNE ÖNEM VERİLMELİ
Dikkat çekici bilgiler arasında ise AK Parti hakkında tutulan raporlar ve alınması gereken tedbirler var. 'Çağdaş Türkiye' adlı word dosyasında, "DP'nin iktidara gelmesi ile başlayan karşı devrim sürecinin 3 Kasım 2003 seçimleriyle iktidara gelen AKP ile yeni bir sürece girdiği, AKP'nin durdurulmaması halinde Türkiye'yi çok büyük bunalımların beklediği, bu nedenle AKP'nin ne denli rejim düşmanı olduğundan bahsedildiği" bilgileri var.
'Zemin kaybetmeyi önlemek ve destek sağlamak' başlığı altında ise şu bilgiler yer alıyor: "Medyadan destek sağlamak. Bu maksatla bazı medya patronlarına durumun önemini anlatmak ve dostlar vasıtasıyla görsel ve yazılı basından destek almak. Değişik ortamlarda ve değişik seviyelerde toplumun dikkatini AKP'nin anti-laik faaliyetlerine çekmek. AKP'nin attığı her adımın sonucunun topluma zararlarını vurgulamak, irticanın yaygınlığı ve neler kaybetmekte olduğumuz hakkında kamuoyu oluşturmak ve kamuoyunu aydınlatmak maksadıyla tanınmış bilim, kültür ve sanat adamlarına beyanat ve konferanslar verdirmek. Bu tip toplantıları 28 Şubat sürecinde olduğu gibi Genelkurmay Başkanlığı ve Akademiler bünyesinde de yapmak. Jandarma Genel Komutanlığı'ndan veya başka yollardan temin edilecek irticayı net gösteren her türlü bilgi ve görsel malzemeyi medyaya dağıtmak. AKP ile girilen her çekişmeyi önceden değerlendirmek ve akılcı tezler ile sonuna kadar taviz vermeden mücadeleye devam etmek. (Türban gibi) Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek yargı organlarında kendimize müzahir zemin oluşturmak ve güçlendirmek."
AK Parti parçalanmalı
'Siyasi Girişimler' başlığı altında yapılması planlananlar arasında iktidar partisi dışında kalan partilerin, anamuhalefet partisi ile ulusal hareket platformunda birleşebilmeleri için gerekli çalışmaların yapılması öngörülüyor. Baskı altında kalan veya partisi ile sorunlu olan AK Parti milletvekillerinin partiden ayrılmalarını teşvik etmek, Saadet Partisi'ni bir şekilde harekete geçirmek amaçlanmış. AK Parti'ye kısa vadeli çıkarları nedeniyle giren laik tandanslı siyasetçilerin geri dönmelerinin sağlanmasının amaçlandığı, ulusal hareket platformunu Meclis içerisinde oluşturmak ve bu hükümet yerine yeni bir hükümet kurulmasını teşvik konuşulmuş. Yerel seçimlerden önce dağınık olan AK Parti dışındaki partileri birleştirip, muhalefet partisini ne pahasına olursa olsun harekete geçirmek planlanmış. 'Toplumsal Hareketler' başlığı altında ise yer alan bilgiler şöyle: "Konferans, gösteri ve toplantı düzenleyerek iktidar partisi üzerindeki baskıyı artırmak ve medyada bu faaliyetlere yer verilmesini sağlamak. Emekli güvenilir subaylar vasıtası ile sivil dernekleri amacımız doğrultusunda harekete geçirerek kullanmak. Atatürkçü sivil toplum örgütlerini aynı gaye etrafında toplatarak, aralarındaki rekabeti kaldırmak. Kadınları, AKP ideolojisi topluma hakim olduğunda enjekte edildiğinde neler kaybedecekleri konusunda bilinçlendirmek ve örgütlemek." ZAMAN
22.02.2010
Devamını BURADAN okuyun...>>>
30.1.10
ETÖ ÖNDERİ PERİNÇEK
Ergenekoncu Askerlerin Önderi Perinçek!
Ergenekon Terör Örgütü yöneticisi olarak tutuklanan Doğu Perinçek’in denizci subaylarla bağlantısı Poyrazköy iddianamesinde yer aldı. İşte bir albayın inanılmaz sözleri...
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Poyrazköy iddianamesi Ergenekon soruşturmasının 1. davasında örgüt yöneticisi olarak yargılanan Doğu Perinçek'in Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki cuntacı yapıyla irtibatını gözler önüne serdi. Poyrazköy sanığı albaylar ve amirallere suikast soruşturmasının zanlıları olan teğmenlerin Perinçek'le irtibatını gösteren belgeler iddianamede tek tek ortaya kondu. Denizci bir albayın, cezaevindeki Perinçek'in eşine gönderdiği mektuptaki "Perinçek'in emrindeyiz" sözleri de iddianamede yerini aldı.
Üçüncü iddianamede var
Perinçek'in Deniz Kuvvetleri'ndeki cunta yapısıyla ilişkisini ortaya koyan belgeler Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıkları emekli Deniz Albay Hüseyin Vural, emekli Albay İlyas Çınar, eski Deniz Yüzbaşı Ataman Yıldırım ile Poyrazköy sanığı, emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş ve 'Amirallere suikast' soruşturmasının zanlıları denizci teğmenlerden ele geçirildi. Poyrazköy iddianamesinin sanıklarından Tuğamiral Levent Görgeç, Albay Dora Sungunay, Albay İbrahim Koray Özyurt, emekli Albay Aydın Ortabaşı, Albay Şafak Yürekli, emekli Binbaşı Levent Bektaş ile 'Amirallere suikast’ soruşturmasının tutuklusu Albay Mücahit Erakyol'la Perinçek'in irtibatlı olduğu belirlendi. 37 nolu CD'deki o mektup
Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıklarından eski Denizci Hasan Ataman Yıldırım'dan ele geçirilen bir 37 nolu CD içerisindeki mektup Poyrazköy sanığı Albay İbrahim Koray Özyurt'un Perinçek'le irtibatını gün ışına çıkardı. "Şule ablaya mektup" başlıklı word belgesinde şu ifadelerin yazılı olduğu görüldü: "Sevgili Şule Abla, Öncelikle en zor anınızda yanınızda olamamanın mahcubiyetini ve saygılarımı arz etmek istiyorum. Doğu Bey’i ve onun şahsında Türkiye'nin Aydınlık geleceğini hedef alan Ergenekon davasının kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz. Yine çok iyi biliyoruz ki Doğu Bey’in devrimci ruhundaki ateşi yıllarca ne güçlükler söndüremedi, bugünler de çabucak geçer, içiniz rahat olsun.... Konumumuz ve aldığımız eğitim gereği önderlerimize açıktan sahip çıkamıyoruz. Ancak yapılması gerekeni de yapmaktan çekinmiyoruz. Eşimin ve benim selam ve esenlik dileklerimizi Doğu Bey'e iletmenizi ve kardeşiniz Koray in her emrinize hazır olduğunu bilmenizi isterim. Selam ve saygı ile, Deniz Kurmay Albay Koray ÖZYURT"
Bir TSK mensubundan beklenmez
Poyrazköy soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcıları dikkat çekici buldukları bu mektupla ilgili iddianamede "Albay Koray Özyurt'un Doğu Perinçek ve eşine yazdığı mektupta kullandığı ifadelerin bir TSK mensubu açısından olağan olarak kabulü mümkün değildir. Özyurt’un Ergenekon yöneticisi ve bir siyasi patinin genel başkanı olan Doğu Perinçek'in emrinde olduğunu ifade etmesi ancak örgütsel bağ ile açıklanabilecek garip bir durumdur" değerlendirmesi yapıldı.
“ALBAYLA ARASINDAN SU SIZMIYOR”
Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıklarından Deniz Albay Hüseyin Vural Vural'ın evinden elde edilen 1 nolu CD içerisinde internet sayfası olan ve "Genelkurmay’daki TİKKO'cu başlığı altındaki "modules,phpname= News&fıle=article&sid= 12" isimli belgede Albay Dora Sungunay ile Perinçek'in irtibatını gösteren şu bilgiler yer aldı:
"Dz. Kur. Yb. Dora Sungunay ile Doğu Perinçek arasından su sızmıyor, Sungunay gerek Perinçek gerekse de diğer bağlantıları ile TİKKO ve DHKP-C yasadışı örgütlerine bilgi sızdırıyor, Sungunay daha önce yasadışı sol faaliyetlerinden dolayı hakkında işlem yapılan Aydın Ş. ile de sürekli irtibat halinde olmasına rağmen bu ilişkisini saklasa da Genelkurmay içinde bile sol söylemlerde bulunacak kadar gözü kara, Çevresine desteklerinin çok yukarılardan olduğu söylentisini yayıyor." Köprü elemanlar Levent Görgeç ve Tatar Teğmenlerden ele geçirilen flaş bellekte bulunan "ERUYGUR" isimli word belgesinde "ERUYGUR Paşa ile Eğitim Komutanlığı’nda yapılan toplantıda karargâhımızı ilgilendiren emirler" başlığı altında yer alan notlarda Tuğamiral Levent Görgeç ve geçtiğimiz ay intihar eden Deniz Albay Ali Tatar, Perinçek ve karargah arasında 'köprü eleman' olarak nitelendirildi. Oluşturulmak istenen üç aşamalı emir komuta zincirinde Proje Planlayıcısı olarak Perinçek'in adı yer aldı.
30 Ocak 2010 liberalses.com
Ergenekon Terör Örgütü yöneticisi olarak tutuklanan Doğu Perinçek’in denizci subaylarla bağlantısı Poyrazköy iddianamesinde yer aldı. İşte bir albayın inanılmaz sözleri...İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen Poyrazköy iddianamesi Ergenekon soruşturmasının 1. davasında örgüt yöneticisi olarak yargılanan Doğu Perinçek'in Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndaki cuntacı yapıyla irtibatını gözler önüne serdi. Poyrazköy sanığı albaylar ve amirallere suikast soruşturmasının zanlıları olan teğmenlerin Perinçek'le irtibatını gösteren belgeler iddianamede tek tek ortaya kondu. Denizci bir albayın, cezaevindeki Perinçek'in eşine gönderdiği mektuptaki "Perinçek'in emrindeyiz" sözleri de iddianamede yerini aldı.
Üçüncü iddianamede var
Perinçek'in Deniz Kuvvetleri'ndeki cunta yapısıyla ilişkisini ortaya koyan belgeler Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıkları emekli Deniz Albay Hüseyin Vural, emekli Albay İlyas Çınar, eski Deniz Yüzbaşı Ataman Yıldırım ile Poyrazköy sanığı, emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş ve 'Amirallere suikast' soruşturmasının zanlıları denizci teğmenlerden ele geçirildi. Poyrazköy iddianamesinin sanıklarından Tuğamiral Levent Görgeç, Albay Dora Sungunay, Albay İbrahim Koray Özyurt, emekli Albay Aydın Ortabaşı, Albay Şafak Yürekli, emekli Binbaşı Levent Bektaş ile 'Amirallere suikast’ soruşturmasının tutuklusu Albay Mücahit Erakyol'la Perinçek'in irtibatlı olduğu belirlendi. 37 nolu CD'deki o mektup
Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıklarından eski Denizci Hasan Ataman Yıldırım'dan ele geçirilen bir 37 nolu CD içerisindeki mektup Poyrazköy sanığı Albay İbrahim Koray Özyurt'un Perinçek'le irtibatını gün ışına çıkardı. "Şule ablaya mektup" başlıklı word belgesinde şu ifadelerin yazılı olduğu görüldü: "Sevgili Şule Abla, Öncelikle en zor anınızda yanınızda olamamanın mahcubiyetini ve saygılarımı arz etmek istiyorum. Doğu Bey’i ve onun şahsında Türkiye'nin Aydınlık geleceğini hedef alan Ergenekon davasının kimlere hizmet ettiğini çok iyi biliyoruz. Yine çok iyi biliyoruz ki Doğu Bey’in devrimci ruhundaki ateşi yıllarca ne güçlükler söndüremedi, bugünler de çabucak geçer, içiniz rahat olsun.... Konumumuz ve aldığımız eğitim gereği önderlerimize açıktan sahip çıkamıyoruz. Ancak yapılması gerekeni de yapmaktan çekinmiyoruz. Eşimin ve benim selam ve esenlik dileklerimizi Doğu Bey'e iletmenizi ve kardeşiniz Koray in her emrinize hazır olduğunu bilmenizi isterim. Selam ve saygı ile, Deniz Kurmay Albay Koray ÖZYURT"
Bir TSK mensubundan beklenmez
Poyrazköy soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcıları dikkat çekici buldukları bu mektupla ilgili iddianamede "Albay Koray Özyurt'un Doğu Perinçek ve eşine yazdığı mektupta kullandığı ifadelerin bir TSK mensubu açısından olağan olarak kabulü mümkün değildir. Özyurt’un Ergenekon yöneticisi ve bir siyasi patinin genel başkanı olan Doğu Perinçek'in emrinde olduğunu ifade etmesi ancak örgütsel bağ ile açıklanabilecek garip bir durumdur" değerlendirmesi yapıldı.
“ALBAYLA ARASINDAN SU SIZMIYOR”
Ergenekon'un üçüncü iddianamesinin sanıklarından Deniz Albay Hüseyin Vural Vural'ın evinden elde edilen 1 nolu CD içerisinde internet sayfası olan ve "Genelkurmay’daki TİKKO'cu başlığı altındaki "modules,phpname= News&fıle=article&sid= 12" isimli belgede Albay Dora Sungunay ile Perinçek'in irtibatını gösteren şu bilgiler yer aldı:
"Dz. Kur. Yb. Dora Sungunay ile Doğu Perinçek arasından su sızmıyor, Sungunay gerek Perinçek gerekse de diğer bağlantıları ile TİKKO ve DHKP-C yasadışı örgütlerine bilgi sızdırıyor, Sungunay daha önce yasadışı sol faaliyetlerinden dolayı hakkında işlem yapılan Aydın Ş. ile de sürekli irtibat halinde olmasına rağmen bu ilişkisini saklasa da Genelkurmay içinde bile sol söylemlerde bulunacak kadar gözü kara, Çevresine desteklerinin çok yukarılardan olduğu söylentisini yayıyor." Köprü elemanlar Levent Görgeç ve Tatar Teğmenlerden ele geçirilen flaş bellekte bulunan "ERUYGUR" isimli word belgesinde "ERUYGUR Paşa ile Eğitim Komutanlığı’nda yapılan toplantıda karargâhımızı ilgilendiren emirler" başlığı altında yer alan notlarda Tuğamiral Levent Görgeç ve geçtiğimiz ay intihar eden Deniz Albay Ali Tatar, Perinçek ve karargah arasında 'köprü eleman' olarak nitelendirildi. Oluşturulmak istenen üç aşamalı emir komuta zincirinde Proje Planlayıcısı olarak Perinçek'in adı yer aldı.
30 Ocak 2010 liberalses.com
Devamını BURADAN okuyun...>>>
Etiketler:
derin haber,
Doğu Perinçek,
ETÖ,
Poyrazköy,
TSK
